TK KOOP Genel Müdürü Varol Halepli, genel müdürlükte basın mensuplarına yaptığı açıklamada, şirketin güncel durumunu ve 2025 beklentilerini değerlendirdi. Halepli, toplamda 4 bin 500 satış noktasına ulaştıklarını, İstanbul’da ise şu anda 391 mağaza bulunduklarını ve bu sayıyı artırarak, yılsonunda toplamda 5 bin satış noktasına, İstanbul’da ise 550 mağaza sayısına ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.
GENÇLER İÇİN ADIM ATTILAR
Logo değişikliğine dair görüşlerini paylaşan Halepli, “Tarım Kredi Kooperatif Market bizim özümüz, bu şekilde de devam edeceğiz. Yeni marketlerimizi ise yenilenen yüzümüz KOOP adı altında açıyoruz. Her yaş grubundan müşterimiz mevcut ama orta üstü yaş grubu müşterimiz daha çoğunlukta. Hedeflerimizden biri de genç yaş grubunu mağazalarımız ile buluşturmak. Onlara yönelik ürün ve hizmet yelpazemizi genişletiyoruz. Perakendede bir kural vardır; ‘çocukluktan başlayıp daha ileriki yaşlara kadar alışkanlık yaratmak.’ diye. Bu yolda ilerliyoruz,” ifadelerini kullandı.

DİĞER MARKETLERDEN FARKI: YÜZDE 100 ÇİFTÇİ MARKET!
Halepli, kendilerinin diğer marketlerden farklı bir konumda olduğunu belirterek, “Biz Türkiye’deki yüzde 100 çiftçi marketiyiz. Perakendede Türk halkının bazı hassasiyetleri vardır. İstanbul’da oturanlar Şile’ye giderken yolun kenarında domates satıldığını gördüğünde ’50 lira fazla olsun ama üreticiden aldığım domates olsun, doğal domates olsun’ diye bir his taşır. Türk halkında böyle bir gelenek vardır. Buna bağlı olarak Türk toplumunda müthiş bir kooperatif hissi vardır. Yani bizim kooperatiflere karşı bir hassasiyetimiz vardır. İşte biz marka olarak hakikaten Türkiye’de ‘Yüzde 100 çiftçi marketiyiz.’ diyebilen tek markayız,” dedi.

“ÇİFTÇİYİ DESTEKLEMEK ZORUNDAYIZ”
Karlılığın yanı sıra ortaklarının ve çiftçilerin ürünlerini olumsuz piyasa şartlarına karşı korumayı amaçladıklarını ifade eden Halepli, “Uygun piyasa fiyatlarında satın alıyor, işleyerek değerlendiriyoruz. Çiftçilerimizden alınan mahsuller, Tarım Kredi Grubu bünyesindeki fabrikalarda uluslararası standartlarda işlenerek halkımıza ekonomik, kaliteli ve doğal gıda tüketim imkanı sunuyor,” şeklinde konuştu.

“İKİ GÖREVİMİZ VAR”
Halepli, Tarım Kredi’nin satışını yaptığı bazı ürünlerin piyasa fiyatlarının üzerinde olmasından kaynaklanan eleştirileri hatırlatarak, “Bizim burada da bir regülasyon görevimiz var. Zaman zaman biz piyasaya pahalı kalmamak için zararına satışlar yapıyoruz, piyasaya ayak uydurabilmemiz için. Bizim aslında iki bacaklı görevimiz var. Hem çiftçiyi destekleyeceğiz hem nihai tüketiciyi destekleyeceğiz. O nedenle her şeyi ‘yüzde 100 uygun fiyata satmak, yüzde 100 ucuza satmak’ diye bir şey yok. Kaldı ki bu perakendede böyledir. Her şeyi en iyi fiyatta bulmanız her zaman mümkün değil,” dedi.

Ana gıda ürünleri ve sütte yüzde 100 yerli ürünler sunma konusuna vurgu yapan Halepli, “Bazı durumlarda piyasada yerli muz bulunmadığı halde bile ithal muz satmadık. Kar amacı gütmeyen bir kurum olduğumuz için her daim vatandaşın yanında olmaya çalışıyoruz,” dedi.

TÜRKİYE’NİN BEŞİNCİ EN BÜYÜK MARKETİ
Halepli, önlerinde en büyük engellerden birinin ithal ürüne girmemek olduğunu ancak bunun stratejilerine aykırı olduğunu ifade etti. Kendilerinin ne kadar çok satış yaparsa çiftçinin de o kadar çok üretim yapacağını söyleyen Halepli, “Şunu söyleyeyim ki bu yılın başında satıştaki ürünlerimizin yüzde 65’i kendi iştiraklerimizin ürettiği ürünlerdi. 100 birimin 65 birimi, Tarım Kredi Holding’in çatısı altındaki iştiraklerin ürettiği ürünlerdi. Şu anda müşterilerimiz bakliyatta gözü kapalı alım yapıyorlar çünkü yüzde 100 yerliyiz. Bizim iki tane güçlü kasımız var. En önemli kaslarımızdan biri temel gıda, ikincisi ise süt ve süt ürünleri. Piyasaya baktığınızda Türkiye’de en uygun peyniri, en uygun tereyağını satan firma biziz,” ifadelerini kullandı.

İNDİRİM MARKETLERİ İLE KIYASLAYINCA…
Türkiye’nin beşinci büyük perakende marketi olduklarını dile getiren Halepli, “Bizim hedefimiz sayısal anlamda birinci, ikinci, üçüncüyü yakalayıp geçmek değil. Buradaki hedefimiz şu: Perakendede bir kriter vardır ‘mağaza başına ortalama ciro.’ Şu anda biz mağaza başına ortalama ciroda ‘indirim marketleri’ arasında ikinci sıradayız,” şeklinde konuştu.

Halepli, büyüme merkezlerine yatırım yapmayı planladıklarını ve İstanbul, Ankara ve Ege Bölgesi’nin hedefleri arasında olduğunu ifade ederek, daha fazla satış noktasıyla belli hedeflere ulaşmak istediklerini aktardı.
Çevresel sürdürülebilirliğe odaklanarak marketlerinde sürekli gelişim projeleri gerçekleştirdiklerini belirten Halepli, “Mağazalarımızda tazeliği korumak için nemlendirme, püskürtme sistemi kuruyoruz. Ambalajları ve atıkları azaltmak için dökme ürün reyonları kuruyoruz. Bazı mağazalarımızın içerisinde zeytinyağını ve ayçiçeği yağını evden getirdiğiniz kaplarla doldurarak götürebilirsiniz. Müşterilerimizin dökme bakliyat ürünlerinde poşet yerine, plastik yerine kâğıt ambalajlarla alışveriş yapabilecekleri reyonlar var,” dedi.
AA



