Mahmut Tanal, üç dönemdir Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilliğini sürdürüyor.
Görev süresi boyunca, ülke genelinde pek çok önemli olay ve protestoya tanıklık etti. Hak arama mücadelesinde aktif bir rol alan Tanal, bu süreçlerin tam ortasında yer aldı.
Geçtiğimiz günlerde yaralandığını duyurdu.
Hastaneden paylaştığı fotoğraflar dikkat çekti.
Bununla birlikte, onun anılarını zenginleştiren birçok olay mevcut.
Mecidiyeköy’de meydana gelen ve 10 işçinin hayatını kaybettiği rezidans kazasını protesto eden grubu dağıtmak için gelen TOMA’ya karşı koyarak dikkat çekti.
2019 Yerel Seçimleri’nin ilk İstanbul seçimleri hafızalara kazındı.
AKP adayı Binali Yıldırım’ın kazandığını açıkladığı ancak Ekrem İmamoğlu’nun bu durumu tanımadığı seçimlerin oy sayımı haftalar almıştı. Tanal, bu süreçte çuvalların üstünde yatarak oyların yeniden sayılmasına katkıda bulundu.
Bu kadar yoğun bir faaliyet içinde kazaların meydana gelmesi de doğal.
2011 yılında Silivri’de yaşadıklarını şu şekilde anımsatıyor.
“Burası Silivri. Yıl 2011… O dönemde iktidarın, ‘Cumhuriyet’in savcısıyım’ diyerek sahip çıktığı Ergenekon-Balyoz kumpas davaları için Silivri’de adeta bir ceza kampüsü oluşturulmuştu. Mahkeme salonu, cezaevinin içine taşınmış, yargı adliyeden çıkarılarak cezaevine hapsedilmişti. Milletvekili olmama rağmen duruşmalara alınmadım. Demir barikatlar, yargının değil, hukuksuzluğun sembolüydü. O barikatlardan geçmeye çalışırken ayağım kırıldı. Ama geri dönmedim. Çünkü ben sadece ayağımı değil, hukuku savunuyordum. Orada yalnızca sanıklar değil, Türkiye’nin demokrasisi yargılanıyordu.
Bugün yine aynı karanlığı yaşıyoruz. Yine barikatlar, yine susturulmak istenen adalet var. Biz buradayız. O gün Silivri’de nasıl direndiysek, bugün de özgürlük, hukuk devleti ve demokrasi için aynı kararlılıkla direnmeye devam edeceğiz. Ayağımız kırılsa da sesimiz asla kesilmeyecek. Bu ülkeye adalet gelmeden, biz mücadeleden vazgeçmeyeceğiz!”