Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, CNN Türk'te Hakan Çelik'in sunduğu Hafta Sonu programında yükseköğretim gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özvar, lisans eğitiminin üç yılda tamamlanabilmesine yönelik hazırlıklardan müfredatın sadeleştirilmesine, kontenjan planlamasından yapay zeka ve dijital becerilere, mesleki eğitimden bilimsel üretime kadar yükseköğretimde yürütülen çalışmaları anlattı.

Türkiye'de bir öğrencinin 12 yıllık zorunlu eğitimin ardından dört yıllık lisans programıyla toplam 16 yıl örgün eğitim sistemi içerisinde kaldığına dikkati çeken Özvar, mezuniyetin ardından askerlik, staj ve iş arama süreçlerinin de eklenmesiyle gençlerin çalışma hayatına giriş yaşının yükseldiğini söyledi.

Demografik değişim, yaşlanma, değişen hayat şartları ve teknolojik gelişmelerin yükseköğretimde yeni bir yapılanmayı gerekli kıldığını belirten Özvar, Avrupa Yükseköğretim Alanı'nda lisans eğitiminin 180 ile 240 AKTS arasında değiştiğini hatırlattı.

Türkiye'de lisans programlarının 180 kredi üzerinden yeniden yapılandırılarak üç yılda tamamlanabilmesi üzerinde çalıştıklarını bildiren Özvar, üniversiteleri yaklaşık bir yıldır bu sürece hazırladıklarını, ziyaret ettiği üniversitelerin senato ve yönetim kurullarından gerekli çalışmaları yapmalarını istediklerini kaydetti.

Öğrencilerin kaç krediyle mezun olacağına ilişkin yetkinin Yükseköğretim Kurulunda bulunduğunu belirten Özvar, uygulamanın tepeden inme bir anlayışla hayata geçirilmeyeceğini, üniversitelerin kendi şartları doğrultusunda programlarını gözden geçirmelerini istediklerini söyledi. Üç yıllık lisans modeline geçişin birkaç yıllık bir zaman dilimine yayılabileceğini belirten Özvar, bunun için 2547 sayılı Kanun'un yanı sıra bazı kanunlarda da değişiklik yapılması gerektiğini bildirdi. Meslek kuruluşlarıyla temasların sürdüğünü ifade eden Özvar, modelin toplumsal mutabakatla hayata geçirilmesini hedeflediklerini kaydetti.

Eğitim süresinin yanı sıra üniversitelerdeki ders yükünün de yeniden ele alınması gerektiğini belirten Özvar, Türkiye'de lisans programlarında yaklaşık 60 ders bulunurken Avrupa'da bu sayının 20-25 civarında olduğunu söyledi.

Dört yıllık lisans programlarındaki haftalık derslerin toplandığında 2-2,5 günde tamamlanabilecek bir müfredata karşılık geldiğine dikkati çeken Özvar, müfredatın sadeleştirilmesiyle öğrencilerin uygulamaya, projelere ve mesleki deneyime daha fazla zaman ayırabileceğini belirtti.

Ders sayılarının azaltılmasına yönelik çalışmaların bu yıl sürdürüldüğünü belirten Özvar, önümüzdeki yıl sistemin bu doğrultuda çalışmaya başlayacağını ifade etti. Ders içeriklerinin de güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, yapay zekanın derslerin içinde yer alması, öğrencilerin dijital becerilerinin ve yapay zeka okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Üniversite ile istihdam konusunun geçmişte bugünkü kadar birlikte ele alınmadığını belirten Özvar, artık üniversitelerin mezunlarının iş bulup bulamadığını ve çalışma hayatına ne ölçüde katılabildiğini takip etmesi gerektiğini söyledi.

Kontenjan planlamasında istihdam imkanlarının yanı sıra öğrencilerin programlara yöneliminin de dikkate alındığını belirten Özvar, talebin ve istihdam imkanlarının azaldığı alanlarda kontenjanların yeniden düzenlendiğini ifade etti. Bu kapsamda Adalet programının kapatıldığını, 40-50 civarında iki yıllık programın sistem dışına çıkarıldığını ve ikinci öğretime son verildiğini hatırlatan Özvar; mimarlık, eczacılık, diş hekimliği, iletişim ile bazı mühendislik alanlarında da kontenjanların azaltıldığını bildirdi. Tarih, edebiyat, sosyoloji, felsefe ve sanat tarihi gibi bazı programlarda kontenjanların önemli ölçüde düşürüldüğünü belirten Özvar, hukuk fakültelerindeki toplam kontenjanın 16 binler seviyesinden 8 binler seviyesine indirildiğini söyledi. Hukuk programlarını tercih edebilmek için başarı sırası şartının da 100 bin olarak uygulandığını kaydetti.

İhtiyaç azalan alanlarda düzenlemeler yapılırken çalışma hayatının ihtiyaç duyduğu yeni alanların yükseköğretim sistemine kazandırıldığını belirten Özvar, son üç yılda 80'e yakın yeni program türü oluşturulduğunu, bunların yaklaşık üçte ikisinin ön lisans, üçte birinin lisans düzeyinde olduğunu ifade etti.

Yapay zeka, makine öğrenmesi, veri bilimi ve analitiği, otonom sistemler, robotik, siber güvenlik ile tarım ve sağlıkta dijitalleşme gibi alanlarda açılan yapay zeka ve dijital teknolojilerle ilişkili programların 160 üniversitede 724'e ulaştığını bildiren Özvar, yeni programların doluluk oranlarının yüzde 100'e yaklaştığını söyledi.

Programların kontrollü büyütüleceğini belirten Özvar, öğretim elemanı kapasitesinin de planlamada dikkate alındığını kaydetti. Yükseköğretim Kurulunun üniversite öğrencileri arasında gerçekleştirdiği araştırmaya da değinen Özvar, öğrencilerin yapay zeka kullanım oranının yüzde 60'ı geçtiğini açıkladı. Yapay zekanın sorumluluk bilinciyle kullanılması gerektiğini vurgulayan Özvar, öğrencilerin yanı sıra öğretim elemanları ve idari personelin de bu alanda eğitimlerden geçirilmesi gerektiğini belirtti.