YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, beraberindeki parti yöneticileriyle birlikte Beykoz Çubuklu Mahallesi’ni ziyaret ederek kentsel dönüşüm sürecinden etkilenen mahalle sakinlerinin sorunlarını dinledi. Toplantıda konuşan YENİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Tarık Balyalı ve Gökhan Günaydın, bölgede yaşayan 509 hanenin tahliye edilmesine yönelik sürecin mevcut koşullarda ciddi mağduriyetlere yol açabileceğini savundu. Yetkililerin vatandaşları bilgilendirmesi ve çözüm sürecini mahalle sakinleriyle birlikte yürütmesi gerektiğini ifade eden parti temsilcileri, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıyacaklarını açıkladı.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Burası 2018'de rezerv alan ilan edilmiş. Arkasından da riskli alan ilan edilmiş. Evet, Türkiye önemli bir deprem bölgesi. Evet, İstanbul da o deprem bölgesinin en çok tehdit alan illerinden bir tanesi. Bunu elbette kabul ediyoruz. Buradan soralım. Beykozlulara soralım. İstanbul'un en riskli bölgesi Beykoz mu? Buna itirazı olan var mı arkadaşlar? Hepimiz biliyoruz. Kimseyi üzmek istemeyiz ama İstanbul'un daha riskli bölgelerinin nereler olduğunu çok güzel biliyoruz. Sizin, sizin önemli olan konunuz ne? Sizin yüzde sekseniniz deniz görüyor arkadaşlar. Yüzde yirminiz de ticari alan. Dolayısıyla Beykoz rantı en yüksek alan” dedi.
“Eğer mesele kentsel dönüşüm olsaydı, 25 yıldır bu memlekette tek başına iktidar olan ve 79 yıllık Cumhuriyet hükümetlerinin topladığı verginin üç buçuk katını tek başına toplayan AKP çoktan burada vatandaşın derdine derman olurdu” diyen Günaydın, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Şimdi birisi var, biliyorsunuz, birisi. Burada İstanbul'a belediye başkanı olmak istedi. Bütün bakanlarla, bütün Bakanlar Kuruluyla beraber geldiler, buralarda mitingler yaptılar. Sonra İstanbullu dedi ki: Seni havaalanına bıraksak İstanbul'un semtlerini bulamazsın. Hadi dön sen yerine. Hadi dön, dedi, gönderdi onu. Gönderdi. Şimdi onun adını soyadını söyleyelim. Ey Murat Kurum! Buraya bir tane ofis kurmuşsun. Vatandaşa diyorsun ki 20 Kasım'a kadar seni evinden çıkartacağım. Bunu söyleyen bilmem Marmara Ofisi falan değil. Bunu söyleyen Murat Kurum'un bizatihi kendisidir. Bunu böyle bilin. Evet. Biz de buradan Murat Kurum'a seslenelim. Ey Murat Kurum, gel burada vatandaşa diyorsun ki evinden çıkacaksın, 20 Kasım'a kadar çıkacaksın. Sana da 8 bin lira kira yardımı vereceğim. Murat Kurum, eğer sen burada, Beykoz'da, Çubuklu'da, Şahintepe'de, Kiremitdere'de ve buranın etrafında 8 bin liraya ev bulabiliyorsan üst katını da bana tut, ikimiz beraber oturalım. Var mısın?
Hadi gel buraya. Ankara'dan, rant tepelerinden buralara ahkâm kesmekle olmaz. Vatandaş, elbette kentsel dönüşüm önemlidir. Elbette benim güvenliğim önemlidir, diyor. Ama kentsel dönüşüm demek buradaki vatandaşı korumak, burayı soylulaştırmak, akıllarınız sıra buraya yeni yetme zenginleri taşımak değildir. Kentsel dönüşüm vatandaşın hakkını korumaktır. Efendim, ifade edeyim. 509 hanenin önemli bir bölümü zaten bir anlaşma yapmışlar. Sevgili Çağdaş Başkan, derneğimizin sözcüsü söylüyor. 194'ü noterden sözleşme yapmış. 20'si de bu imzayı atmak üzere. Kentsel dönüşüm yürüyor, yürüyor. Ve o kentsel dönüşüm firması kamu olmadığı hâlde senin verdiğin kira yardımının üç katını veriyor. Senin verdiğin kira yardımından, taşınma yardımından çok daha fazlasını veriyor. Üstüne bir de malzeme yardımı veriyor. Sen niye iki şeyi bekledin? Bir, Beykoz el değiştirsin istedin. Geldin Beykoz'a çöktün. Beykoz'a, belediyeye çökmen yetmedi. Şimdi vatandaş tam anlaşma yapmışken o anlaşma yürümesin, vatandaş kentsel dönüşümden hakkını almasın diye bir de gelmiş Çubuklu'ya çökmeye çalışıyorsun. Yağma yok! Yedirmezler sana buraları. Yağma yok!
Sevgili arkadaşlar, çok açık söyleyeyim. Yeni Parti'nin temsilcisi olarak buradayım. İlçe Başkanımız Aydın Başkan'ı davet etti, geldik. Bizim buradaki politikamız nedir, biliyor musunuz? Bizim buradaki politikamız Şahintepe'de, Kiremitdere'de vatandaş ne istiyor diye dinleriz. Vatandaş ne istiyorsa onun arkasında dururuz. Politikamız bundan ibarettir. Bunu açıkça söyleyelim. Biz buraya özel bir particilik yapmaya gelmedik. Biz buraya vatandaşın hakkını korumaya geldik. Bakın, burada ben milletvekiliyim, grup başkan vekiliyim. Bütün örgütümüz burada. Yanımızda bir tane koruma polisi görüyor musunuz?
Görmüyorsunuz, değil mi? Elimizi kolumuzu sallaya sallaya geldik. Niye? Çünkü bizim rantla işimiz yok. Bizim kimseden korkumuz yok. Bizim yalnızca bir tek güvencemiz var. O da milletin kendisidir, sizlersiniz. Açık söylüyorum. Bunu hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde meclisimiz kendi içerisinde ayrıca örgütümüz dile getiriyor. Ben de arkadaşlarımız burayla ilgili bütün bilgi notlarını attılar bana. Beykoz Belediye Meclisi'nde, İstanbul Belediye Meclisi'nde yapılan konuşmaların tamamını izledim. Buraya gelip konuşma yapan tüm siyasi partilerin temsilcilerinin konuşmalarını dinledim. Ben, İstanbul 1. Bölge milletvekili olarak, bırakın grup başkan vekilliğini falan, sizin bir hemşehriniz olarak bu konuyu en güçlü bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşımaya söz veriyorum arkadaşlar. Söz veriyorum. 20 Kasım günü yalnız olmayacaksınız. Buradaki vatandaşı kamu gücüyle karşı karşıya getirmeye kimse kalkışmasın. Arkadaşlarımız söyledi. Ben de burada ifade ediyorum. Eğer kendilerini haklı görüyorlarsa, çökülmüş Beykoz Belediyesi'nin atanmış belediye başkan vekili yanımda koruma moruma olmadan gelsin, burada sizlerle bir toplantı yapsın. Yapsın, değil mi arkadaşlar? Yapsın. Yapsın. Eğer o doğru şeyleri söyleyemiyorsa, yeterince bilgisi yoksa o zaman Murat Kurum'un kendisi gelsin.
Daha geçen birkaç yıl öncesine kadar, iki buçuk yıl öncesine kadar sizin rızanızı kazanmak ve belediye başkanı olmak istiyordu, değil mi? Evet. Şimdi sizden korkmasın. Burada Kiremitdere'de kimse adam yemez, değil mi arkadaşlar? Yemez. Yemez. Gelsinler burada bir toplantı yapsınlar. Önce derneği ve temsilcilerini, sonra da doğrudan demokrasi uyarınca bütün vatandaşları karşılarına alsınlar. 8 bin lira kira yeter diyorlarsa kanıtlasınlar, 8 bin liraya ev göstersinler. Burada yapacakları projeyi de göstersinler. Bir şey daha söyleyeyim size. Burada nasıl bir proje yapmak istiyorlar? Kaç tane ev yapacaklar? Kaç metrekare ticari alan yapacaklar? Bunlardan sizlere hak verecekler mi? Yoksa sonra sözleşmeyi yolda değiştirerek birilerine buralardan büyük rantlar mı verecekler? Gelsinler, burada ekranların önünde, kameraların önünde taahhüt etsinler, sözleşmeyi değiştirmeyeceklerini ve oradan doğacak ilave hakları da buradaki 509 haneye dağıtacaklarına söz versinler. Ben de o zaman bir söz veriyorum. Muhalefetiz, bilmem neyiz ama hep doğrudan yanayız. Eğer burada bu dernek ve sizler, “Biz anlaştık, bizim istediklerimizin tamamını kabul ettiler.” diyorlarsa ben de geleceğim, sizlerle beraber hep beraber alkış tutacağım. Var mısınız arkadaşlar? Eğer bunu yapmazlarsa, ortalıkta görünmezlerse, 20 Kasım'da da buradan zorla sizin evlerinizden sizleri çıkartmaya çalışırlarsa şunu bilsinler ki Kiremitdere halkı, Şahintepe halkı yalnız değildir, yalnız olmayacak. Bunu bilsinler. Arkadaşlar, gördüğünüz gibi bir tek parti adına bir şey söylemedim. Haktan, hukuktan, adaletten yanayız. Vatandaşın derdine derman olmaktan yanayız. Vatandaşa çökmeye çalışanların da tam karşısındayız.”

Bakan Şimşek'ten emekliye seyyanen zam açıklaması: ‘Bütçeden hemen sonra…’
Son Dakika... RTÜK, Afyonkarahisar katliamına ilişkin yayın yasağı getirdi
Afyonkarahisar katliamında yeni ayrıntılar ortaya çıktı: Hayatını kaybedenler arasında bir bağ var mı?
Yorum Yap
Bu haber için henüz onaylanmış yorum yok.