YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, vatandaşları para vaadiyle yabancı ordulara katılmaya yönlendiren internet siteleri ve hesaplarla ilgili Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 320’nci maddesinde "yabancı hizmetine asker yazma ve yazılma" suçunun düzenlendiğini hatırlatan Öztürk, bu çağrılar hakkında yürütülen soruşturmaları ve sitelerin neden hâlâ erişime açık olduğunu sordu.

Konuya ilişkin açıklamasında muhalif hesaplara yönelik uygulamalara ve T24 haber sitesinin kapatılmasına da tepki gösteren Öztürk, “Sizi eleştiren bir cümle ya da halkın haber alma hakkı, yabancı ordulara asker çağrısından daha mı tehlikeli?” dedi.

Öztürk, önergesinde internet siteleri, sosyal medya hesapları ve mesajlaşma kanalları üzerinden Türk vatandaşlarının para ve çeşitli menfaat vaatleriyle yabancı ordulara yönlendirildiği iddialarına dikkat çekti.

Önergenin gerekçesinde, TCK’nın “Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma” başlıklı 320’nci maddesinin; hükümetin izni olmadan ülke içinde yabancı veya yabancı devlet hizmetinde ya da bunların lehinde çalışmak üzere vatandaşlardan asker toplanmasını veya vatandaşların silahlandırılmasını suç olarak düzenlediği belirtildi. Bu fiiller için üç yıldan altı yıla kadar, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen hizmeti kabul edenler için ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü hatırlatıldı.

Öztürk, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelttiği dokuz soruda, 1 Ocak 2022’den önergenin yanıtlanacağı tarihe kadar TCK 320 kapsamında yürütülen soruşturmaların, açılan kamu davalarının ve verilen mahkûmiyet kararlarının sayısını istedi.

Yabancı ordulara katılım çağrılarını yayımlayanlar, başvuru toplayanlar ve katılımlara aracılık edenler hakkında yapılan işlemleri soran Öztürk, erişime açık kalan yayınlarla ilgili şu soruyu yöneltti:

“Türk vatandaşlarını para veya çeşitli menfaatler karşılığında yabancı ordulara katılmaya çağıran internet siteleri, sosyal medya hesapları ve mesajlaşma kanalları neden hâlâ Türkiye’den erişime açıktır? Bu yayınlar hakkında TCK’nin 320’nci maddesi kapsamında hangi değerlendirmeler yapılmıştır? İçeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi için işlem yapılmamışsa bunun hukuki ve idari gerekçesi nedir?”

Önergede ayrıca, içerik çıkarma ve erişim engeli taleplerinin kaçının kabul veya reddedildiği, aracılık eden yapıların tespiti için hangi ülkelerden adli yardım istendiği ve ilgili kurumlar arasında nasıl bir çalışma yürütüldüğü soruldu. Adli işlemlerde hükümet izninin bulunduğu bildirilen bir faaliyet tespit edilmişse bu iznin tarihinin, kapsamının ve hukuki dayanağının açıklanması istendi.

Öztürk, konuya ilişkin açıklamasında iktidarı eleştiren haber ve hesaplara yönelik müdahalelerle yabancı ordulara katılım çağrıları karşısındaki tutumu karşılaştırdı:

“İktidara yakın isimlerin yaptıklarını ortaya döken haberler engelleniyor, hesaplar susturuluyor. Ama vatandaşlarımızı başka ülkelerin ordularına, başkasının savaşında ölmeye çağıran sitelere erişilebiliyor! BTK ve Adalet Bakanlığı cevap versin: TCK 320 ortadayken bu çağrılar karşısında ne yapıyorsunuz? Yabancı ordulara katılım kapısı açıkken vatandaşın haber alma kapısını hangi ‘millî güvenlik’ anlayışıyla kapatıyorsunuz?”

İktidara yakın isimlerle ilgili haberlerin engellenmesi için gösterilen çabanın, yabancı ordulara asker çağıran siteler karşısında görülmediğini söyleyen Öztürk, “Sizin için millî güvenlik, iktidarın başının ağrımaması demek. Ülkenin kurumları iktidarın itibar bürosu olmuş!” ifadelerini kullandı.

Erişim engellerinin iktidarın hatalarını ve kötü yönetimini görünmez kılmak için kullanıldığını savunan Öztürk, şöyle konuştu:

“Sizin derdiniz vatandaşın internette neyle karşılaştığı değil, sizin hakkınızda ne öğrendiği! Eksikleriniz konuşulmasın, hatalarınız ortaya çıkmasın, kötü yönetiminizin hesabı sorulmasın istiyorsunuz. Bu yüzden sizi eleştiren hesapların, başarısızlığınızı gösteren haberlerin üzerine gidiyorsunuz. Erişim engelleriyle vatandaşı korumuyorsunuz; vatandaştan kendinizi korumaya çalışıyorsunuz!”

İnternet üzerinden vatandaşları hedef alan diğer suç faaliyetlerine de dikkat çeken Öztürk; yaşlıların dolandırıldığını, gençlerin para vaatleriyle yabancı ordulara çekildiğini, çocukların uyuşturucuya ve bağımlılığa, genç kızların ise istismar ve sömürü ağlarına sürüklendiğini belirtti.

Öztürk “Bu tuzakları kuran siteler, hesaplar ve kanallar faaliyet gösterirken sizin odağınız yine sizi eleştirenlerde!” ifadelerini kullandı.

Hasan Öztürk'ün önergesindeki soruları şöyle:

1-Türk vatandaşlarını para veya çeşitli menfaatler karşılığında yabancı ordulara katılmaya çağıran internet siteleri, sosyal medya hesapları ve mesajlaşma kanalları neden hâlâ Türkiye’den erişime açıktır? Bu yayınlar hakkında TCK’nin 320’nci maddesi kapsamında hangi değerlendirmeler yapılmıştır? İçeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi için işlem yapılmamışsa bunun hukuki ve idari gerekçesi nedir?

2- 1 Ocak 2022 tarihinden önergenin yanıtlandığı tarihe kadar TCK’nin 320’nci maddesi kapsamında kaç soruşturma yürütülmüş, kaç kişi hakkında kamu davası açılmıştır? Sayıların yıllara ve maddenin fıkralarına göre dağılımı nedir?   

3- Aynı dönemde bu suç kapsamında kaç kişi hakkında mahkûmiyet, beraat ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir? Mahkûmiyet kararlarından kaçı kesinleşmiştir?   

4- Türk vatandaşlarını internet üzerinden para veya çeşitli menfaatler karşılığında yabancı ordulara katılmaya yönlendiren siteler, hesaplar ve mesajlaşma kanalları hakkında Bakanlığınıza ulaşan kaç ihbar veya başvuru bulunmaktadır? Bunlardan kaçı yetkili adli mercilere iletilmiştir?   

5- Bu çağrıları yayımlayan, başvuru toplayan veya katılımlara aracılık eden kişiler hakkında yürütülen soruşturmalara ilişkin Bakanlığınızın elindeki istatistikler nelerdir? Tespit edilen faaliyetlerin ilgili yabancı ülkelere göre dağılımı mevcut mudur?   

6- Söz konusu faaliyetler nedeniyle kaç internet sitesi, hesap, kanal veya içerik hakkında içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi talep edilmiş; kaç talep kabul veya reddedilmiştir? Bu işlemlerin yıllara ve hukuki dayanaklarına göre dağılımı nedir?   

7- Bu faaliyetleri yürüten kişi veya yapıların tespiti ve dijital delillerin temini amacıyla hangi ülkelerden, kaç kez uluslararası adli yardımlaşma talebinde bulunulmuştur? Taleplerden kaçı sonuçlandırılmıştır?   

8- Yürütülen adli işlemlerde, TCK’nin 320’nci maddesinde belirtilen hükümet izninin bulunduğu bildirilen bir faaliyet tespit edilmiş midir? Edilmişse kişisel veriler açıklanmaksızın bu izinlerin tarihi, kapsamı ve hukuki dayanağı nedir?   

9- Yabancı ordulara asker teminine yönelik dijital faaliyetlerle mücadele kapsamında Bakanlığınızın İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve BTK ile yürüttüğü bir çalışma veya bilgi paylaşımı mekanizması bulunmakta mıdır? Varsa başlangıç tarihi, kapsamı ve elde edilen somut sonuçlar nelerdir?