İstanbul'da geçirdiği motosiklet kazası sonucu omurilik felci olan ve uzun süren tedavi sürecinin ardından kendi yaşamını kurmayı başaran yazar Emirhan Beşer, yaşadığı zorlu süreci kaleme aldığı iki kitapla hayata tutunurken deneyimlerini paylaşarak motosiklet tutkunlarını trafik güvenliği konusunda da uyarıyor.

Salgın döneminde kuryelik yapmaya başlayan, daha sonra kendi işini kurarak ekonomik özgürlüğünü kazanan Beşer'in hayatı, iki yıl önce geçirdiği motosiklet kazasıyla bir anda değişti.

Bozuk asfalt ve yağış nedeniyle motosikletinin kontrolünü kaybederek düşen Beşer'in boynu kırıldı ve omuriliği zedelendi. Ellerini ve ayaklarını kullanamaz hale gelen Beşer, gözlerini açtığında felç kaldığını öğrendi.

Yaşadığı çaresizlik nedeniyle hayatına son vermeyi bile düşünen Beşer, ailesinin ve sevdiklerinin desteğiyle zamanla hayata yeniden tutundu.

Beşer, tedavi sürecinin ardından bağımsız bir yaşam kurmak ve ailesine yük olmamak amacıyla kardeşiyle ayrı bir eve çıktı.

Yaşadığı zorlukları, mücadelesini ve motivasyonunu iki kitapta kaleme alan Beşer, deneyimlerini okuyucularla paylaştı. Sosyal medyada da farkındalık çalışmaları yürüten Beşer, kendi tecrübelerinden yola çıkarak benzer süreçlerden geçen insanlara umut olmayı ve motosiklet sürücülerini daha dikkatli olmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.

Beşer, yaşamını ve hedeflerini AA muhabirine anlattı.

Beşer, küçüklüğünden beri motosiklet kullandığını, salgın döneminde kuryelik yaptığını, daha sonra motosiklet kiralama şirketi kurduğunu söyledi.

Hayatının en güzel döneminde ve mutlu bir yaşam sürerken kaza geçirdiğini belirten Beşer, şöyle konuştu:

"19 gün önce kız kardeşimin nişanı vardı. Kendi işimi kurmuştum. Her şey güzeldi. Kazayla birlikte hayatım altüst oldu. İşimi, sağlığımı, arabamı, her şeyimi kaybettim. Saatte 60-70 kilometre hızla gidiyordum. Asfaltın bozukluğu ve yağış nedeniyle düştüm. Boynum kırıldı, omuriliğimdeki sinirler ezildi ve felç kaldım. Uyandığımda doktorlar benden ayaklarımı oynatmamı istediğinde bunu yapamadım. O an ölmek istedim, 'Niye beni hayata geri döndürdünüz?' dedim. Çok ağır bir süreçti. İlk 6 ay sürekli ölmek istiyordum."

Beşer, aldığı tedaviler ve ailesinin desteğiyle yeni bir hayata adım attığını ifade etti.

Altı ay süren çok ağır bir sürecin ardından umudunun yeniden yeşerdiğini anlatan Beşer, şunları kaydetti:

"O 6 ay hayatta yerimin olmadığını düşünüyordum. Altıncı aydan sonra gücümü topladım ve fizik tedaviye başladım. Çok uzun süre tavana bakarak yattım. Elimi, ayağımı oynatamıyor, suyumu bile kendim içemiyordum ama pes etmedim."

Beşer, yaşadıklarının başkalarına da umut olması için kitap yazmaya karar verdiğini belirterek şöyle devam etti:

"Sosyal medyadan ve ailemden çok destek aldım. Başlangıçta insanların bana iyi geleceğini düşünüyordum ama zamanla ben de videolarım ve içeriklerimle onlara iyi geldim. Aileme ekonomik açıdan yük olmamak için sürekli bir iş modeli düşünüyordum. Bir gün hastane odama gelip uzandığımda kendi yaşam mücadelemi anlatan bir kitap yazma fikri aklıma geldi. Ertesi gün yazmaya başladım ve ilk kitabımı çıkardım. Okurlardan gelen güzel yorumlar üzerine ikinci kitabımı da yayımladım."

Ailesinin motosiklet almasına başlangıçta karşı çıktığını belirten Beşer, şunları söyledi:

"Motosikleti ilk almak istediğimde ailem aslında karşı çıkmıştı. Kaza olunca çok üzüldüler, yıkıldılar. Ben de kendimi çok suçlu hissettim. Motosikleti gizli gizli aldım ve kullanmaya başladım. İlk aldığımda çok kızdılar. Daha sonra annem çok üzülmüştü. Kullandıkça ufak tefek kazalarım oldu. Ancak zamanla işim de olduğu için durumu kabul ettiler."

Yaklaşık 15 yıl motosiklet kullandığını ve dikkatli olmasına rağmen kaza geçirdiğini vurgulayan Beşer, sürücülere şu uyarılarda bulundu:

"Ben de motosiklete bindiğimde hiçbir şey olmayacakmış gibi kullanıyordum. Bazen hızlı gidiyordum. Ancak önünüzdeki bir aracın ani hareketi, bozuk asfalt veya yağış kazaya neden olabilir. Ben de 15 yıl motosiklet kullandım ve çok dikkatliydim. Her ne kadar dikkatli olsanız da bazen kazalar yaşanabiliyor. Bu nedenle 'Bana bir şey olmaz' demeyin.

Motosiklet kazaları, otomobil kazaları gibi hafif yaralanmalarla atlatılamayabiliyor. Hız tutkusu olanlara, zevklerini aldıktan sonra imkanları varsa motosikletlerini satıp otomobil almalarını tavsiye ederim. Felç, emin olun ölümden daha zor."

Hastaneden taburcu olduktan sonra evlerine döndüklerini ancak evlerinin erişilebilir olmadığını anlatan Beşer, şöyle devam etti:

"Evimize kendi başıma çıkamıyordum. İki kişinin destek olması gerekiyordu. Ben de erkek kardeşimle asansörlü, ayrı bir eve çıkmak istedim. Şimdi bu evde akşama kadar tek başıma işlerimi hallediyorum, evimi temizliyorum, içerik üretiyorum. Hastaneye kendim gidiyorum. Ulaşım araçlarını kullanabiliyorum."

Kazanın ardından hayallerinin değiştiğini belirten Beşer, sözlerini şöyle tamamladı:

"Eskiden hayalim son model bir araba almaktı ama şimdi iyileşip yürüyebilmek ve insanlara mücadelenin, emeğin, umudun kazandığını gösterebilmek istiyorum. İki yıl boyunca çok şey yaşadım. Suyumu bile kendim içemiyordum. Ancak umudumu hiç kaybetmiyorum, enerjimi düşürmüyorum. Her zaman olumlu düşünüyorum. İnşallah daha iyi olacak. Ayağa kalktığımda beni yine izleyeceksiniz. Dualarınızı eksik etmeyin."