Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında sağlık sorunları nedeniyle şüpheli sıfatıyla ifadesi alınamayan ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında yargılandığı davada hükümlü olan eski istihbaratçı Enver Altaylı, ifadesinin alınması için Silivri Adliyesi'ne getirildi.

Savcılık ifadesi tamamlanan şüpheli Altaylı, ‘kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Altaylı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Öte yandan Altaylı’nın sulh ceza hakimliğindeki ifadesi ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında üzerine atılı suçlamaları reddeden ve Fethullah Gülen’e gönderdiği öne sürülen mektupların kendisine ait olmadığını savunan Altaylı, İfadesinde şunları söyledi: “Haftalardır benim üzerimden bir kampanya yürütülüyor. Ben bir ay sonra 83 yaşına giriyorum, dokuz yıldır cezaevindeyim. Bir yere kaçmış değilim ama televizyonları, gazeteleri takip eden insanlar sanki Kaşif Kozinoğlu’nun katili bulunmuş da adı Enver Altaylı’ymış gibi bir havayla karşılaşıyorum.

Bana ait olduğunu yıllardır reddettiğim bir metindeki ‘etkisiz hale getirilmesi’ sözünü alıp öyle bir noktaya taşıdılar ki başka yayınlarda artık açıkça ‘karanlık infaz planı’ başlıkları atılıyor. Mektupta çizilen ‘infaz ve tasfiye planının adım adım uygulandığı’ yazılıyor. Ortada ‘infaz’ kelimesinin dahi geçmediği bir metinden, benim Kaşif Kozinoğlu hakkında adeta infaz emri verdiğim, ölümünü planladığım veya hedef gösterdiğim sonucu çıkarılıyor.