‘ Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ikinci duruşmasının 24'inci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen duruşmada reklam şirketi sahibi tutuksuz sanık Kaan Ketenci savunma yaptı.

Meral Çakır'ın iddianamede yer alan "Kaan Ketenci benim arkadaşım olur, aynı zamanda şirketinin de muhasebe kayıtlarını tutmuştum. Kendisi bir konuşmamızda ecrimisil bedeli altında belediyeye rüşvet verdiğini söylemişti" ifadeleriyle ilgili Ketenci savunmasında "Biz ağırlıklı olarak Bağdat Caddesi üzerinde bulunan inşaatların önündeki alanlara reklam koyardık. Bağdat Caddesi'ndeki inşaat alanlarının önündeki parapetler için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ecrimisil yürütüyorduk. Panolar için ise Metro A.Ş. ile anlaşmamız vardı. Burada ben herhangi bir kamu zararına uğratmadım. Kamu zararı varsa ödemeye hazırım. Yurt dışı çıkış yasağımın kalkmasını ve beraatimi talep ediyorum" dedi.

Hakimin "Meral Çakır'ı tanıyor musunuz? ‘Kaan Ketenci benim arkadaşım olur. Aynı zamanda şirket nezdinde muhasebe kayıtlarını tutmuştur. Kendisiyle bir konuşmamızda ecrimisil bedeli altında belediyeye rüşvet verdiğini söylemiştir' demiş. Böyle bir ifadeniz oldu mu?" sorusuna sanık Ketenci "Ben belediyeden kimseye rüşvet falan vermedim. Belediyeden de kimse benden rüşvet talep etmedi. Meral Çakır'ın söylediği tamamen bir hayal ürünüdür" yanıtını verdi.

Hakim tarafından Kaan Ketenci'ye iddianamede yer alan ifadesi hakkında "Beyanlarınız doğru mudur? sorusu soruldu. İddianamedeki beyanında Ketenci "Muvazaalı ecrimisil tahsili ile ilgili İBB tarafından şirketlere zorlatılan sistemle ilgili bazı detayları anlatmak istiyorum. Bu sistemi yöneten başta Murat Ongun'dur. İBB ayağında Kağan Sürmegöz, Medya A.Ş. ayağında ise Elif Güven bu işleri organize etmektedirler. Murat Ongun, Kağan Sürmegöz ve Elif Güven benim reklam sektöründeki ticari hayatımı bitirdiler. Sahibi olduğum Park Dijital Medya Şirketim üzerinden reklam alanı almak istediğimde bu sistemi bana da zorla uyguladılar. Muvazaalı sözleşme neticesi benim ödediğim miktarın Medya A.Ş.'ye gönderildikten sonraki akıbetini bilmiyorum ama muvazaalı sözleşme imzalatmak suretiyle bu bedelleri bizden zorla alıyorlardı. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum. Firmamızdan kaynaklı bir kamu zararı oluşmuş ise bunu gidermek isterim" şeklinde beyanda bulunmuştu. Ketenci, iddianamede yer alan beyanlarının doğru olduğunu belirtti.

Ardından savcının "İfadenizde Murat Ongun ile ilgili, ‘Murat Ongun isimli şahıs, açık hava reklam başı olması sebebiyle tanırım. Kendisi açık hava reklamın son karar verici ve onay makamı' şeklinde beyanınız var. Bunu neye dayanarak söylediniz?" sorusuna Ketenci "Tanırım dememdeki sebep şu idi, ben Murat Ongun'u bilirim çünkü bizim açık hava reklamcıları bütün piyasa şunu bilir, Murat Ongun karar verici mercidir. Her şey başta ona gider. Ona sorulur, ondan cevap gelir ya iş yapılır ya da yapılmaz. Ama ben kendi kişisel olarak Murat Ongun'u tanımam, Murat Ongun'la hayatımda hiç görüşmedim" yanıtını verdi.