Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, su güvenliği sağlanmadan gıda güvenliği ve iklim dirençliliğinin kalıcı hale getirilemeyeceğini vurguladı.
Mısır'da 25-29 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenen Kahire Su Haftası kapsamında, söz konusu başkentte bulunan Gizligider, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Kahire Su Haftası'nın suyun tarım, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve kalkınmayla bağlantılarının birlikte değerlendirildiği önemli bir uluslararası platform olduğunu dile getiren Gizligider, Türkiye'nin deneyimlerini paylaşırken diğer ülkelerin deneyimlerini dinlediklerini ve ortak sorunlara karşı geliştirilebilecek işbirliklerini ele aldıklarını ifade etti.
Türkiye'nin verdiği mesajın net olduğunu aktaran Gizligider, "Su güvenliği sağlanmadan gıda güvenliğini ve iklim dirençliliğini kalıcı hale getiremeyiz. Bu nedenle suyu, tarım ve iklim politikalarının merkezinde ele almamız gerekiyor. Türkiye'de suya göre tarımsal üretim planlaması, modern sulama sistemleri ve Su Verimliliği Seferberliği ile bu anlayışı uygulamaya taşıyoruz." dedi.
Gizligider, uluslararası düzeyde ülkelerin farklı koşullarını ve ihtiyaçlarını dikkate alan bir işbirliğini savunduklarını vurgulayarak, sınır aşan sularda karşılıklı güveni, karşılıklı faydayı ve her havzanın kendine özgü koşullarını esas alan, kıyıdaş ülkeler arasındaki diyalog ve teknik işbirliğine önem verdiklerini bildirdi.
Kahire'den vermek istedikleri temel mesajın, ortak öncelikleri sahada sonuç üreten çalışmalara dönüştürülmesi olduğunu belirten Gizligider, Türkiye'nin bilgi birikimini paylaşmaya ve ortak çözümlere katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti.
Gizligider, iklim değişikliğinin etkilerinin su üzerinden doğrudan yaşandığına dikkati çekerek, kuraklık, taşkınlar ve yağış düzenindeki değişimlerin tarımsal üretimi, ekosistemleri ve insan sağlığını etkilediğini, bu nedenle su ve iklim gündemlerinin birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31'e değinen Gizligider, "Türkiye olarak Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP31'i, iklim taahhütlerinin somut eylemlere dönüştüğü bir 'Uygulama COP'u' gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı Abu Dabi'deki Birleşmiş Milletler Su Konferansı'na da taşımak istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Gizligider, COP31'de Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile başlatılması planlanan "Turkuaz Nexus Girişimi" hakkında ise şu bilgileri verdi:
"Bu girişimle 2027–2030 döneminde su, tarım ve gıda güvenliğini bir araya getiren, iklim değişikliğine dirençli ve finansmana uygun projelerden oluşan bir havuz geliştirmeyi, bu projeleri uygun finansman ortaklarıyla buluşturmayı amaçlıyoruz."
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de düzenlenecek Tek Su–Tek Sağlık kapsamındaki yan etkinlik ve 2027 yılında Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı 20. Uluslararası Su Kaynakları Birliği (IWRA) Dünya Su Kongresi hakkında konuşan Gizligider, bu şekilde çalışmalarda devamlılığın sağlanacağını kaydetti.
Gizligider, Türkiye için su başta olmak üzere gıda güvenliği ve iklim konusunda "somut sonuçların" önemli olduğunun altını çizerek, "Bizim için başarı, bu toplantıların ardından hayata geçirilen işbirlikleriyle ve elde edilen somut sonuçlarla ölçülecek. Türkiye, bu anlayışla sorumluluk almaya ve ortaklarıyla birlikte çalışmaya kararlıdır." ifadelerini sözlerine ekledi.

BM Genel Sekreteri Guterres İsrail'den yardım kısıtlamalarını kaldırmasını istedi
İran, Mekke İttifakı ile görüştü: Krizlerden çıkış, dört ülkenin işbirliğiyle mümkün
Serenity Alanya Belediyespor, Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda BSC BetVam'ı 5-4 yendi
Yorum Yap
Bu haber için henüz onaylanmış yorum yok.