Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), dün kuruluşunun 21'inci yılını kutladı.

17 Ekim 2005 tarihinde kurulan ve geçmişi; Encümen-i Muallim, TÖS ve TÖBDER'e dayanan Eğitim-İş, 2008 yılından itibaren ise kurucu unsuru olduğu Kamu-İş Konfederasyonu çatısı altında sendikal mücadelesini sürdürüyor.

2005'te 47 kurucu üye ile kurulan sendikanın üyeleri 21'inci kuruluş yıldönümünde önce Anıtkabir’i ziyaret etti. Ardından ise Ankara bir otelde kuruluş yıldönümü etkinlikleri düzenlendi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu etkinliğe çelenk ve mesaj gönderirken YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş programa kutlama mesajı gönderdi. Ayrıca İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat, YENİ Parti Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever ve YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız da yıldönümü etkinliğine katıldı.

Sinevizyon gösterimi ile başlayan program açılış konuşmalarıyla sürdü.

Burada konuşan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, 100 yılı aşkın bir köke sahip olduklarını belirterek, "Savaşın ortasında maarif kongresini toplayanların, öğretmenlere tarihsel bir sorumluluk yükleyen Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasından geliyoruz. Eğitim-İş olarak hiçbir siyasal yapının arka bahçesi olmadık. Kimseden icazet almadık, almayacağız. İktidar kim olursa olsun tarafımız eğitim emekçileri ve çocuklar olacak" dedi.

Özbay konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yetkiyi tek elde toplayan, kararları dar bir merkezde alan ama sorumluluğu başkalarına yükleyen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Demokrasi yalnızca sandıkta oy kullanmak değildir. Seçilmiş hiçbir makam hukuk ve halkın üzerinde değildir. Demokrasi mücadelemiz de eğitimden ayrı değildir. Eğitimin siyasi ve dinsel müdahalelerine karşı eğitim kamusal niteliğini savunuyoruz."

Eğitimin velinin cüzdanına bağlı hale getirildiğini savunan Özbay, "Bu işin sorumlusu AKP iktidarıdır. Onların politik tercihlerinin sonucunu yaşıyoruz. Okul yemeğinde anket yapmak ahmakçadır. Beslenme eğitimin ayrılmaz parçasıdır" dedi.

Özbay MESEM'lere ilişkin ise, "37 çocuğun öldüğü 10 bine yakın çocuğun yaralandığı MESEM iyi bir şey olsaydı, bunu öven bakanların çocuklarını, emin olun ki yoksul halkın çocuğunun önünde görürsünüz. O tezgahta yoksul halkın çocuğuna sıra gelmezdi. MESEM bir cinayettir. Bunun sorumlusu da AKP iktidarı ve onların bakanlarıdır" diye konuştu 

Konuşmasında laik ve karma eğitime de değinen Özbay, "24 yıl geriye gitsek çağ atlayacağız. 7-8 yaşındaki erkek- kız çocuklarının yan yana oturmasından rahatsız olan zihniyet aslında toplumda kadın ve erkeğin yan yana olmasından rahatsızdır. Biz laik ve karma eğitim mücadelesini cumhuriyet mücadelesi bilinciyle yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Eski Türkiye'de sınıfta öldürülen öğretmen görmüyorduk" diyen Özbay, "Failin de mağdurun da çocuk olduğu düzeni yaratan kötü bir yönetim var" dedi.

Özbay'ın ardından Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, İYİ Partili Şenol Sunat, YENİ Partili Aliye Timisi Ersever de birer konuşma yaptı. Etkinlik kapsamında bir de ödül töreni yapıldı.

Fakir Baykurt Onur Ödülü’ne Ali Kınacı ve Meral Serinyel, sanat ödülüne Sunay Akın, emek ödülüne Birleşik Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, televizyon ödülüne Onlar TV, gazetecilik ödülüne Sultan Uçar, bilim ödülüne ise Prof. Dr. Korkut Boratav değer görüldü.