Diyarbakır Barosu’nun yeni hizmet binası törenle açıldı.
Sur ilçesinde, 28 Kasım 2015'te basın açıklaması yaptığı sırada güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasındaki silahlı çatışma sırasında vurularak öldürülen eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin ismi verildiğini hizmet binasının açılış törenine, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, bölge baroları başkanı ve çok sayıda davetli katıldı.
Açılış programında konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, bugün yalnızca yeni bir binanın kapılarını açmak için değil, aslında 100 yıllık bir hukuk mücadelesinin yeni bir mekanını hep birlikte başlatmak için bir arada olduklarını söyledi.
Diyarbakır Barosu’nun, Türkiye'nin köklü ve güçlü barolardan biri olduğunu söyleyen Güleç, “Diyarbakır Barosu 100 yıllık geçmişi boyunca yalnızca avukatların meslek örgütü olmadı. Hukukun üstünlüğünün savunma hakkının, insan haklarının ve adalet arayışının güçlü sesi oldu. Bugün geldiğimiz noktada ise Diyarbakır Barosu büyüdü. Meslektaşlarımızın sayısı arttı. Faaliyet alanlarımız genişledi” diye konuştu.
Bir yandan mesleklerinin sorunlarıyla mücadele ederken, diğer yandan hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve temel hak ve özgürlükleri savunmaya devam ettiklerini anlatan Güleç, "Fakat artık bütün bu çalışmaların daha nitelikli, daha çağdaş ve daha elverişli fiziki koşullarda yürütülmesi gerekiyordu. İşte bugün açılışını yaptığımız bir hizmet binası tam da böyle bir ihtiyacın sonucudur. Bugün aslında sadece bir hizmet binasını açmıyoruz. Bu nedenle bugün açtığımız bu kapı yalnızca bir kapının açılması meselesi değildir. Bu kapı adalete açılan bir kapı olacak. Bu kapı hukukun üstünlüğüne açılacak bir kapı olacak. İnanıyorum ki bu bina Diyarbakır Barosu'nun önümüzdeki yıllarda çalışmalarına ve baromuzun mücadele geleneğine mesleğine önemli katkılar sunacaktır” ifadelerini kullandı.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da binaya Tahir Elçi’nin ismi verilmesinin kendisi için çok kıymetli bir an olduğunu belirterek, "Bundan yıllar önce burada Tahir Elçi'nin cenazesinde yer alan, o tabuta omuz veren bir avukat olarak bugün onun adını yaşatan, onun adıyla bütünleşen bir hizmet binasının açılışını yapmaktan çok büyük bir onur ve mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum" dedi.
Sağkan, Tahir Elçi'nin ömrünü, cezasızlıkla mücadeleye adadığını, insan hakları mücadelesinin en önde gelen neferlerinden birisi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"İsimlerin binalara, konferans salonlarına verilmesi kıymetli ancak daha da kıymetli olan o isimlerin verdiği mücadeleyi yaşatabilmek ve onu sürdürecek kurumsal kapasiteye sahip olabilmek. Bu binayı açarken, aynı zamanda bu binadan Türkiye'nin 81 ilinde insan haklarını cesaretle savunacak avukatların yetişeceğini bilmenin huzurunu yaşıyoruz.
Kurumsal anlamda hissettiğim huzur da tam da buradan gelmektedir. Ben göreve geldikten sonra değerli başkanımızla defalarca bu konuda görüşmek istiyorum. Kurumsal olarak görüşmeler gerçekleştirdik. Gerçekten ihtiyacın ne kadar acil olduğunu bize son derece net şekilde hissettirdi. Talepte bulundu, ısrarcı oldu, yer tespitleri yaptı, önerilerle geldi, çalışarak geldi ve gerçekten baromuza bir hizmet binası kazandırmanın ihtiyacını Türkiye Barolar Birliği'nin gündeminde her zaman net şekilde tuttu. Sonucunda bugün eseri hep birlikte baromuza ve Diyarbakır kentimize kazandırdık."
Konuşmaların ardından, meslekte 40 ve 50’nci yılına giren avukatlara plaketleri verildi.
Diyarbakır Barosu’na üyeliğinin 40’ncı yılı nedeniyle plaket verilen isimler arasında yer alan YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Barosu’nda staj yaptığı zorlu geçen günlerini anlattı.
Çok zor bir zaman diliminde Diyarbakır Barosu'yla tanıştığını dile getiren Tanrıkulu, şöyle konuştu:
"12 Eylül'ün hemen sonrasında, 16 Eylül'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydımı yaptım. Babam gözaltındaydı, üniversiteyi bitirdik, geldik burada staja başladık. 12 Eylül'ün bütün ağırlığı, darbenin bütün ağırlığı Diyarbakır'ın bütün ortamında devam ediyordu. Yanı başında Diyarbakır cezaevinde çok ağır insan hakları ortamı, ağır insan hakları ihlalleri vardı. Tek stajyer olduğum için de Diyarbakır Barosu'nun yönetim kurulu toplantılarına da katılıyordum.
Orada Diyarbakır Barosu'nun ne olduğunu, darbe döneminde hak mücadelesinin ve hukuk mücadelesinin nasıl verileceğini stajyer ortamında öğrendim. Stajdan sonra da Diyarbakır Barosu'nun kendi tarihini okumaya çalıştım, kararlardan okumaya çalıştım, baro başkanlığı yapmış olanlardan dinlemeye çalıştım, meslektaşlarımızdan bilgi aldım."
Sezgin Tanrıkulu, meslek örgütü olan Diyarbakır Barosu'nun, aynı zamanda bu halkın hak, hukuk, adalet mücadelesinde hep yanında durduğunu belirterek, "Biz Diyarbakır Barosu'nun, avukatlık mesleğinin bu onurun sahipleriyiz. Bunları arkadaşlarımız, genç arkadaşlarımız, baro başkanlarımız hep sürdürdüler. Bundan sonra da sürdürüleceği konusunda inancım tamdır” dedi.

Son Dakika... Eyüpsultan Belediye Başkanı Özmen'e tutuklama talebi!
Ataşehir Belediyesi'ne operasyon: Başkan vekili dahil 5 kişiye tutuklama istemi!
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme... Avukat açıkladı: Vali Sonel’in '300 kilo eroin' yazışması dosyaya girdi
Yorum Yap
Bu haber için henüz onaylanmış yorum yok.