Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik’e ait parfüm dolum imalathanesinde çıkan yangında 3’ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın beşinci duruşması Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülüyor.

Üçü kamu görevlisi olmak üzere 8 tutuklu sanığın yargılandığı duruşma, daha önce soruşturma dosyasında şüpheli olarak yer alan, bu kez tanık sıfatıyla dinlenen Ömer Kocabay’ın ifadesiyle başladı.

Yangının yaşandığı dönemde Dilovası Belediyesinde zabıta şoförü olarak çalışan Kocabay, yangından iki hafta önce, 24 Ekim 2025’te imalathaneye denetime gittiklerini söyledi. İşyerinin ruhsatının bulunmadığını belirten Kocabay, denetim sırasında yaşananları şöyle anlattı:

“Müdürüm Nizamettin Bey, Kurtuluş Oransal’a ruhsatı sordu. Oransal, ruhsatın muhasebede olduğunu, yanlarında olmadığını söyledi. Bunun üzerine tartıştılar. Belediyeden Dursun Bey’i aradık, ellerindeki listede bu işyerinin ruhsatı olup olmadığını sordu. Var dediler. Tutanak tuttuk.”

Tutanağın işyeri sahibi tarafından imzalanıp imzalanmadığı sorulan Kocabay, “İşyeri sahibi imza atmak istemedi. Tutanağı ben yazdım ama o imza attı mı atmadı mı hatırlamıyorum. Onun adına atılan imzayı ben de atmış olabilirim” dedi.

Denetim sırasında atölyeyi dolaşmadıklarını, yalnızca ruhsat sorduklarını belirten Kocabay, belediyedeki denetim anlayışını ise “Ruhsat varsa tamam diyorduk, yoksa sözlü uyarıyorduk” sözleriyle anlattı.

Duruşmada aile avukatları, Kocabay’a belediyede çalışan bir akrabası olup olmadığını ve davanın esas dosyasında görevli savcıyla akrabalık ilişkisi bulunup bulunmadığını sordu.

Kocabay, davada esas dosyasındaki savcısının kuzeni olduğunu kabul etti ancak olayla ilgili aralarında herhangi bir görüşme yaşanmadığını savundu.

Mahkeme heyetinin söz verdiği işçi yakınları, bir yıldır süren adalet arayışlarını ve yaşadıkları acıyı anlattı.

Yangında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir, “Bir senedir adalet bekliyoruz. Kızım 17 yaşına girecekti. Kızım nasıl ışığı göremediyse sorumlular da göremesin” dedi.

Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir ise “Adalet istiyorum, ben her gün ölüyorum. Kızıma onlar sebep oldu. Belediyeden de tüm sorumlulardan da davacıyım” diye konuştu.

Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan’ın yakını Aytekin Gikan, beş duruşmadır yalan beyanlar dinlediklerini söyleyerek duruşmayı “tiyatro” olarak nitelendirdi.

Üç çocuğunu evde bırakarak duruşmaya geldiğini belirten Gikan, “Bugün üç evladım ‘Annemizi kim öldürdüyse biz de görmek istiyoruz’ dedi. İzin vermedim. Ben üç evladımın üzerine kapıyı kilitleyip geldim. Onların şu an bile can güvenliği yok. Bu sebeple davanın Gebze Adliyesinde görülmesini talep ediyorum. Kim gördüyse, sustuysa, göz yumduysa şikâyetçiyim” ifadelerini kullandı.

Aile avukatları, imalathaneye ilişkin daha önce çok sayıda şikâyet yapılmasına rağmen belediye ve bakanlık tarafından yaptırım uygulanmadığını belirterek kamu görevlilerinin sorumluluğunun görmezden gelinmesine de tepki gösterdi.

Aile avukatlarından Mürsel Ünder, Ravive Kozmetik ile Likia isimli firma arasındaki para ilişkisine dikkat çekti. Önceki duruşmalarda tahliye edilerek ev hapsine alınan Aleyna Oransal’a düzenli maaş ödemesi yapıldığını belirten Ünder, “İnsanlar yanarken, cesetleri toplanırken Ravive ile Likia arasında 5 milyonluk para akışı gerçekleşmiş. Bu parayı garantiye almaya çalışmışlar” dedi.

Ünder, şirketler arasındaki mali ve ticari ilişkilerin ortaya çıkarılması için şirketlerin mali kayıtlarının dava dosyasına eklenmesini talep etti.

Duruşmada aile avukatları, Ravive Kozmetik atölyesinde yapılan üretimin yalnızca şirketin kendi ürünleriyle sınırlı olmadığını, başka markalar için de fason üretim gerçekleştirildiğini gündeme getirdi. Avukatlar, sanık Ali Osman Akat'ın kardeşi Çetin Akat'a ait “Vertus” marka parfümlerin, yangının yaşandığı atölyede üretildiğinin ortaya çıktığına dikkat çekti.

İnternet üzerinden satışta olan Vertus marka parfümlerin fiyatlarının 17 bin ile 27 bin lira arasında değiştiği belirtildi. Yangından yaralı kurtulan işçi Gülhan Bendi de ilk duruşmadaki ifadesinde, atölyede Çetin Akat'a ait ürünlerin yanı sıra büyük markalara da parfüm üretildiğini anlatmıştı.

Katılan tarafların beyanlarının tamamlanmasının ardından savcı ara mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıkların mevcut tutukluluk durumlarının devamını talep etti.

Duruşma, sanıkların ve avukatlarının savunmalarıyla sürdü, ara veren mahkeme heyetinin ara kararını açıklaması bekleniyor.

Duruşma öncesinde açıklama yapan aileler, sanıklar adına kendilerine para, ev ve araba teklif edildiğini söyleyerek bu teklifleri kabul etmediklerini söyledi.

Yangında yaşamını yitiren Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi Emine Bulut, sanık Ali Osman Akat'ın içeriden, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ile birlikte ailelere para, ev ve araba teklifinde bulunduğunu ifade etti.

Bulut, “Biz ölmüşlerimizi satmıyoruz, para almıyoruz. Arabası da parası da neyi varsa kendisine kalsın. En ağır cezayı almalarını, yaptıklarının bedelini ödemelerini istiyoruz. Sakın bir daha kimseyi göndermesinler, para teklif etmesinler. Biz adalet istiyoruz, ölmüşlerimizin hesabını sormak istiyoruz” dedi.

Aileler, duruşmaların Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülmesinin kendilerini zor durumda bıraktığını belirterek davanın Gebze’ye taşınmasını istedi.

DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar da ailelerin tamamının işçi olduğunu ve duruşmalara katılabilmek için çocuklarını evde bırakmak zorunda kaldıklarını söyledi.

Acar, duruşmalar arasında ailelere para teklifleri yapıldığını ve baskı uygulandığını belirterek, “Beş duruşmadır, her duruşma arasında bu insanların davayı satın alma pazarlıklarıyla muhatap oluyoruz. Her duruşma arasında beşer milyon artırarak, önümüze yeni teklifler koyarak ailelere bu davayı satmaları söyleniyor” ifadelerini kullandı.

Acar ayrıca, atölyede yalnızca parfüm üretimi yapılmadığına ilişkin iddiaların araştırılması ve sanık Ali Osman Akat'ın diğer dosyalarının da yargılama kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ravive Kozmetik yangınına ilişkin davada şirket yetkilileri ile belediye görevlileri yargılanıyor. Üçü kamu görevlisi olmak üzere 8 kişi tutuklu bulunurken şirket yetkililerinden Aleyna Oransal ev hapsinde tutuluyor.

Şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal ve Gökberk Güngör hakkında “olası kastla öldürme”, Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat hakkında “suçluyu kayırma” suçlamaları yöneltiliyor. Kamu görevlileri ise “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla yargılanıyor.

Aileler, yalnızca şirket yetkililerinin değil, imalathanenin yıllarca ruhsatsız faaliyet göstermesine göz yuman tüm kamu görevlilerinin de hesap vermesini istiyor.