Fon piyasasındaki kriz, yatırımcıların kayıpları ve denetleyici kurumların sorumluluğuna ilişkin tartışmaları büyütürken İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun geçen yıl Meclis grup toplantılarında yaptığı uyarılar yeniden gündeme geldi.
Dervişoğlu, Ekim ve Kasım 2025’teki konuşmalarında piyasalarda kamu gücü kullanılarak manipülasyon yapıldığını ileri sürmüş, küçük yatırımcının korunması için Meclis araştırması istemişti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yönetimini de eleştiren Dervişoğlu, denetimin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunmuştu. BİRİKİMİNİ KORUMAYA ÇALIŞAN YURTTAŞA DİKKAT ÇEKTİ Dervişoğlu, 22 Ekim 2025 tarihli grup toplantısında ekonomi politikalarını eleştirirken yurttaşların birikimlerini korumak için farklı yatırım araçlarına yöneldiğini söylemişti.
Altın, döviz, mevduat ve konut piyasalarındaki gelişmelerin yurttaşların tercihlerini etkilediğini belirten Dervişoğlu, borsadaki küçük yatırımcıların durumuna dikkat çekmişti. O tarihte Türkiye’de 6,5 milyon kişinin hisse senedine yatırım yaptığını ifade eden Dervişoğlu, bu kesimin önemli bölümünü emeğiyle birikim yapan, vergi ödeyen yurttaşların oluşturduğunu vurgulamıştı.
Yatırımcıların bir bölümünün ev ya da araba almak, bir bölümünün ise çocuklarının eğitim giderlerini karşılamak için borsaya yöneldiğini anlatan Dervişoğlu, manipülasyon ve spekülasyon nedeniyle bu insanların birikimlerinin ve gelecek umutlarının zarar gördüğünü söylemişti.
Konuyu milletvekilleri ve uzmanlarla yakından takip ettiklerini belirten Dervişoğlu, borsadaki şirketlerin bilançolarına da işaret etmiş; piyasanın ucuz olduğu yönündeki söylemlerin reel sektördeki sorunları örttüğünü savunmuştu.
MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEMİŞTİ Dervişoğlu, aynı konuşmada denetimin Meclis eliyle yürütülmesini istemişti. Türkiye Varlık Fonu, Merkez Bankası, Bankalararası Kart Merkezi, Rekabet Kurumu, kamu bankaları ve SPK’nin iş ve işlemlerinin araştırılması için ivedilikle Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulunmuştu.
Kamu gücünü kullanarak manipülasyon yapanların hesap vermesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, denetimin her aşamasının yurttaşlarla paylaşılmasını talep etmişti. Kamu kurumlarının itibarının korunmasının şeffaflık ve hesap verebilirlikle mümkün olacağını vurgulayan Dervişoğlu, kamu yönetiminde hukukun hâkim kılınması gerektiğini söylemişti. ‘BİLİYORLARMIŞ AMA ÖNLEMEMİŞLER’ İlk uyarısından üç hafta sonra, 12 Kasım 2025’teki grup toplantısında konuyu yeniden gündeme taşıyan Dervişoğlu, bu kez doğrudan ekonomi yönetimi ve SPK’ye yönelmişti.
Şimşek’in bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini dönemin SPK Başkanı Ömer Gönül’ün de piyasa dolandırıcılarını bildiklerini söylediğini aktaran Dervişoğlu, yetkililerin bu açıklamalarını denetim sorumluluğu üzerinden eleştirmişti.
Manipülasyon iddialarının bilinmesine karşın önlenmediğini savunan Dervişoğlu, “Biliyorlarmış ama önlememişler” sözleriyle tepki göstermişti. Piyasa dolandırıcılığı iddialarının bireysel suçlarla sınırlı görülemeyeceğini ileri süren Dervişoğlu, organize bir yapıyla karşı karşıya olunduğunu iddia etmişti.
İktidarın görevinin yatırımcıyı korumak olduğunu belirten Dervişoğlu, küçük yatırımcı kaybederken manipülatörlerin kazandığını savunmuş; Şimşek ve SPK yönetimini istifaya çağırmıştı.
İKTİDARIN SİYASİ SORUMLULUĞUNA DA İŞARET ETMİŞTİ Dervişoğlu, kasım ayındaki konuşmasında araştırma komisyonu talebini de yinelemişti. Başta Borsa İstanbul olmak üzere SPK, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Merkez Bankası, Rekabet Kurumu ve kamu bankalarının işlemlerinin incelenmesini istemişti.
Küçük yatırımcının haklarının Meclis gündemine alınması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, denetimin devletin ve hukukun gereği olduğunu belirtmişti. Uyarılarının karşılık bulmadığını söyleyen Dervişoğlu, iktidarın siyasi sorumluluğuna da işaret etmişti.
KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ AÇIKLANSIN Dervişoğlu, yeni yasama yılı açılışı kapsamında TBMM’ye gelişinde gazetecilere yaptığı açıklamada da fon krizine ilişkin eleştirilerini sürdürdü.
Yaşananların münferit ya da magazinel bir olay olarak ele alınamayacağını belirten Dervişoğlu, işlemlere ilişkin verilerin kamuoyuyla paylaşılmamasına tepki gösterdi. Yetkililerin kimin hangi işlemi yaptığını, ne aldığını, ne kadar kazandığını ya da kaybettiğini çok kısa sürede tespit edebilecek imkânlara sahip olduğunu söyleyen Dervişoğlu, buna karşın kamuoyuna şeffaf bilgi verilmediğini savundu.
Farklı gündem başlıklarıyla krizin üzerinin örtülmeye çalışıldığını ileri süren Dervişoğlu, sürecin aydınlatılması için çalışacaklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise genel kurul açılışındaki konuşmasında fon piyasasının belirli bir bölümünde ortaya çıkan sorunun üstesinden geldiklerini söyledi.
Erdoğan, 28 Eylül’deki Kabine Toplantısı’nın ardından da fon piyasasında manipülasyon ve yolsuzluk yapanların karşısında devletin olacağını belirtmişti.

YENİ Parti'den çok konuşulacak 'Ömer Çelik' iddiası: Fon vurguncusu Osman Arıkan Nacar'la Bodrum'da tatil mi yaptı?
İlk sırada Gürcistan var... Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 9 ayda 294 suçlu Türkiye’ye iade edildi
Tutuklu Belediye Başkanı Ömer Günel'den 'tahliye karşılığı aleyhinde ifade' iddiasına araştırma talebi
Yorum Yap
Bu haber için henüz onaylanmış yorum yok.