Anayasa Mahkemesinin (AYM) Gezi davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Tayfun Kahraman'ın yaptığı ikinci bireysel başvuruya ilişkin 2 Nisan 2026 tarihli kararı, 6 Ekim tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

AYM, daha önce Kahraman hakkında verdiği ihlal kararında, yargılamada usule ilişkin güvencelerin ihlal edilmesinin yargılamanın hakkaniyetini bir bütün olarak zedelediğini belirttiğini ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiğini hatırlattı.

Yüksek Mahkeme, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden yargılama talebini reddetmesini değerlendirirken şu gerekçelere yer verdi: "Eldeki uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi, Anayasa Mahkemesini verdiği ihlal kararı sebebiyle kanun yolu incelemesi yaparak yetki gasbı yapmakla itham etmiş ve ihlal kararının gerekleri yerine getirilmemiştir. Demokratik ve anayasal bir hukuk düzeninde yargı mercilerinin Anayasa Mahkemesini yetki gasbı yapmakla itham ederek kararlarına uymaması, Anayasa hükümleri gereğince takdir yetkisi kapsamında ortaya konulmuş hukuki bir görüş olarak dahi kabul edilemez."

AYM, bireysel başvuru sistemindeki görev ve yetki sınırlarının derece mahkemelerince yeniden tanımlanamayacağını da vurgulayarak gerekçesinde şunları kaydetti: "Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisini, herhangi bir derece mahkemesinin yorumu veya kendince oluşturduğu kabuller değil ancak anayasa koyucu belirler. Kamu gücü kullanıldığı hususunda şüphe bulunmayan yargı mercilerinin kesinleşmiş kararlarıyla, kişilerin Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruması altında kalan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarını bireysel başvuru yoluyla inceleme yetki ve görevi bizzat anayasa koyucu tarafından Anayasa Mahkemesine verilmiştir."