Artvin'de yaşayan 65 yaşındaki emekli Erol Yıldırım, böbrek nakli tedavisi nedeniyle iki arabasını sattığını, kalp pili ve ciddi sağlık sorunlarına rağmen geçimini sağlamak için çalışmayı sürdürdüğünü söyledi. İlaç masrafları için her ay cebinden 5-6 bin lira ödediğini belirten Yıldırım, "Gençlikte çalışıyoruz, emeklilikte de o paraları hastanelerde yiyoruz. Çünkü gençlikte aldığımız para para değildi" dedi.
ANKA Haber Ajansı'na konuşan yurttaşlar ekonomik koşullardan yakındı. Vatandaşlar, sağlık harcamalarından pazar alışverişine kadar pek çok alanda bütçelerinin zorlandığını ifade etti.
Kent sakini Erol Yıldırım, 2005'te emekli olduğunu ancak sağlık sorunları ve geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmaya devam ettiğini söyledi. Böbrek nakli tedavisi için iki arabasını satmak zorunda kaldığını anlatan Yıldırım, ilaç masraflarının da bütçesine ağır yük getirdiğini ifade etti.
"Diyorlar ki devlet hastaneleri olsun, özel hastaneler olsun ücretsiz. Öyle bir şey yok. Böbrek nakli olduğumda tedavimi olabilmek için iki arabamı satmak zorunda kaldım. Ondan sonra ilaçları alırken de her ay en az 5-6 bin lira devletin ödemediği parayı veriyorum. Böbrek ilaçlarım var. Kalp pilim var, burada iki tane stent takılı, bir tanesi de kapalı. Yine 65 yaşındayım ve şu anda çalışmak mecburiyetindeyim. Çünkü bakmakla yükümlü olduğum bir kayınpederim var, ailem var. Bunların geçimini sağlayabilmek için çalışıyorum. 25 bin liralık maaşla geçinebilirler mi?
Ben bu eziyeti çektiğim halde, kalbim pille çalışıyor. Doktor, 'Ağır kaldırmayacaksın, bir kilo kaldırmayacaksın' dedi. Ama bizim hayat şartlarımız öyle değil ki, hayatımızı feda ediyoruz. Gençlikte çalışıyoruz, emeklilikte de o paraları hastanelerde yiyoruz. Çünkü gençlikte aldığımız para para değildi. Şu anda yine şükür, Allah'ımız var, şükrediyoruz."
Bir Artvinli ise emekli olamadığını ve bulabildiği zamanlarda gündelik işlerde çalışarak geçimini sağlamaya çalıştığını ifade etti. Pazar alışverişinin önemli bir masraf haline geldiğini anlatan vatandaş, şunları kaydetti:
"Emekli değilim. İş bulursak çalışıyorum, iş bulmazsak da yatıyorum. Hayat şartları zor, ekonomik şartlar zor. Pazara gidiyorsun, eve dönüyorsun, cebinde 2-3 bin lira olması lazım ki bir evin pazar alışverişini yapabilesin. Ev alışverişini zaman zaman karşılayabiliyorum ama çoğu zaman pazar alışverişini karşılayamıyorum. Eti bizim evde altı ayda bir görüyoruz.
Ekonomiyi yeniden ele almamız lazım. Tarım olsun, hayvancılık olsun, bütün bunlara destek olunmalı ki insanlar rahat yaşayabilsin. Yurt dışından hayvan ithal edilmesiyle burada çiftçimiz yok olmakta. Köylü milletin efendisiydi. Şimdi efendilik bitti, milletin hizmetkarına döndü."
Artvinli emekli Hüseyin Güneş ise pazardaki fiyatların yüksek olduğunu kabul etmekle birlikte, vatandaşların alışveriş yapabildiğini savundu. Üreticilerin de maliyetleri bulunduğunu belirten Güneş, şöyle konuştu:
"Pazarda her şey bol, para da bol. Yani yalandan ağlıyorlar. Bir takip ediyorum, acaba alamıyorlar mı diye. Herkes bir şey alıyor. Pazardan boş döneni ben görmedim. Biraz yüksek ama her şey de ona göre yüksek. Adam şimdi domatesi ekmiş, bitirmiş, buraya getirmiş. Elbette bir maliyeti var. Kaldırıp da ucuza satacağı yok. Adam evde yatıyor, 'Pahalı' diyor. E git de bir yap bakalım, nasıl olacak?"
Artvin'de haftalık pazarda alışveriş yapan bir başka vatandaş ise aldığı birkaç ürüne 500 lira ödediğini belirtti. Beş kişilik ailenin ihtiyaçlarını karşılamanın giderek zorlaştığını söyleyen vatandaş, "Vallahi şu anda alışveriş yaptım ama bir tane karnabahar, bir tane nar, biraz salatalık, turşuluk salatalık aldım. Vallahi şu anda üç parça 500 lira. Yetirmeye çalışıyoruz ama yetmez. Beş kişilik aile olduğu zaman yetmez. İşte durum bu. Sadece Artvin değil, Türkiye pahalı" ifadelerini kullandı.

Çipli kimlik kartlarının 10 yıllık süresi doluyor! İşte yenileme ücreti ve başvuru şartları
Oyuncu Engin Altan Düzyatan'ın babası Mevlan Düzyatan için Karşıyaka'da cenaze töreni düzenlendi
Eski AK Parti Milletvekili Ertan Aydın için yakalama kararı
Yorum Yap
Bu haber için henüz onaylanmış yorum yok.