Mardin’de yöreye özgü üzüm çeşitlerinin korunması amacıyla kurulan gen bahçesinde 24 çeşit üzüm yetiştiriliyor. Uzman ekipler, henüz bulunamayan 4 çeşidi de bahçeye kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Mardin, 34 bin 777 hektarlık bağ alanıyla Manisa’nın ardından Türkiye’de ikinci sırada yer alıyor. Kent, yıllık 113 bin 142 tonluk üzüm üretimiyle ise beşinci sırada bulunuyor.

Büyük ölçüde kurak ve kıraç koşullarda sürdürülen bağcılık, kentteki üreticilerin önemli geçim kaynakları arasında yer alıyor. Bölgenin tarımsal ve kültürel mirasının parçası olan yerel üzüm çeşitleri, geleneksel ürünlerin üretiminde ve bağcılık kültürünün yaşatılmasında rol oynuyor.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 11 dekarlık bir alanda Damızlık ve Gen Bahçesi oluşturdu. Bahçenin amaçları şöyle sıralandı:

Zamanla 20 dekara ulaşan bahçede, mazruna, kerküş, karfoki, zeyti, zeynebi, kerklav ve şıtvinin de aralarında bulunduğu 24 üzüm çeşidi koruma altına alındı.

İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş, Mardin’de bağcılığın büyük ölçüde kurak ve kıraç koşullarda yapıldığını söyledi. Gümüş, zorlu doğa koşullarına rağmen üzüm üretiminin bölgedeki üreticilerin en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu vurguladı.

Gümüş, Bakanlığın desteğiyle müdürlüğün fidan üretim sahasında çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Bu çalışmaların amacının, kentin kültürel mirasının parçası olan yerel üzüm çeşitlerinin gen kaynaklarını korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak olduğunu belirtti.

Uzman ekiplerin ilçe ilçe, mahalle mahalle dolaşarak Mardin’de yetişen 28 yerel üzüm çeşidinden 24'ünü tespit edip topladığını aktaran Gümüş, şöyle konuştu: “Amacımız, bir taraftan damızlık materyali hazır bulundurmak ve çiftçilerimizin ihtiyaç duyduğu anda üretime geçebilmesini sağlamak, diğer taraftan bahçemizde üretimini yaparak bu çeşitleri gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarmak. Burada sofralık ve şıralık olarak yetiştirilen üzümlerimiz var. Arkadaşlarımız toplam 24 çeşidin üretimini gerçekleştiriyor.”

Gümüş, Bakanlık, Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve GAP Bölgesel Kalkınma İdaresinin katkılarıyla telli terbiye sistemine geçiş projeleri yürüttüklerini anlattı. Üzüm sıkma makinesi, sırt pulverizatörü ve budama makinesi gibi ekipmanların da çiftçilere yüzde 75 hibeyle temin edildiğini ifade etti.

Bağcılıkta verimi ve üretimi artırmaya yönelik çalışmaların süreceğini dile getiren Gümüş, “Yaklaşık 35 bin hektar dikim alanımız ve 113 bin tonluk üretim miktarımız var. Dikim alanı bakımından Türkiye’de ikinci, üretim miktarı bakımından ise beşinci sıradayız. Besin değeri yüksek olan ve farklı iklim ve toprak koşullarında yetişebilen üzüm, bu yönleriyle bizim için çok önemli. Binlerce yıllık geçmişi bulunan bağcılığın Mardin’de hak ettiği konuma gelmesi ve gelecek nesillere aktarılması, gen kaynaklarını korumak amacıyla bahçeyi hayata geçirdik. Burada üretilen fidanları çiftçilerimizle buluşturmak için de projeler hazırlıyoruz” dedi.

Ziraat Yüksek Mühendisi Erdal Homan ise yöreye özgü 28 üzüm çeşidini bulmak için 3 yıl önce teknik ekiplerle çalışma başlattıklarını söyledi. Homan, tespit edilen 24 çeşidin bahçede telli terbiye sistemiyle yetiştirildiğini belirterek şunları kaydetti:

“Bazı çeşitleri bulmakta zorlandık. Bulduklarımızı da alıp değerlendirdik. Şu anda da damızlık bahçemizde bu gen kaynaklarını korumaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Diğer dört çeşidi de bulup en azından Mardin’de yerel isimleriyle bilinen 28 üzüm çeşidini bahçede toplamak istiyoruz. Gen bankası oluşturmayı, ilerleyen süreçte burada üreteceğimiz fidanlarla üreticilerimize üzüm çeşitlerini sahada göstermeyi ve üretimi artırmayı hedefliyoruz.”

Mardin’in üzüm yetiştiriciliği açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Homan, bölgedeki çeşitliliğin korunmasının önemine dikkati çekti. Homan, üzümün başta dağlık alanlar olmak üzere bölgenin hemen her yerinde yetişebildiğini belirtti. Çeşitlerden aşılı fidan üretip üreticilere ulaştırarak üretim alanını ve miktarını artırmayı hedeflediklerini aktardı.

Üretimde Türkiye’de hak ettikleri seviyeye ulaşmak istediklerini anlatan Homan, “Üretimine devam edeceğiz ve bu çeşitleri, gen kaynağını koruyarak üreticilerimize misliyle kazandıracağız” ifadelerini kullandı.