Eric Cantona, futbolun tartışmasız krallarından… Kral unvanını ise bir günde almadı.
Formasının kalkık yakalarıyla dikkat çeken Eric Cantona, attığı gollerle çevresini büyülemeyi başardı. O, futbol dünyasında istisnai bir figür haline geldi.
Bir ırkçılık olayında gösterdiği cesaret, sporun toplumsal konulardaki gücünü simgelerken, azınlık haklarına duyduğu hassasiyetle de adını tarihe kazıdı. Cantona, bu andan itibaren sadece bir futbolcu değil, bir sembol haline geldi.
Kariyerinin ardından da düşüncelerini cesurca ifade eden Cantona, Katar’da düzenlenen dünya kupasını boykot eden birkaç isimden biri olarak dikkat çekti. Sosyal ve politik konulardaki öncülüğüyle tanınan Cantona, bu alanda da adım atmaktan çekinmedi.
Irkçılığa karşı Cantona, kapitalizme karşı da…
O ünlü tekmesi, protesto sembolü haline gelerek pankartlara basıldı ve sokaklarda yankı buldu. Futboldaki anti-faşist gruplar, bu hareketi aldıkları ilhamla yeniden canlandırarak irkçılıkla mücadelelerine güç kattı.
Ancak Cantona’nın hikayesi bununla sınırlı değil. O, toplumsal adaletsizliklere karşı verdiği mücadeleyi daha da ileriye taşımayı başardı. “Kansız devrim” anlayışıyla bankalara açtığı savaş, bu direnişin önemli bir parçası oldu.
2010’da Avrupa’nın dört bir yanından sokak hareketleri yükselmeye başlarken getirdiği öneri hala konuşuluyor.
2010 yılına gelindiğinde, Avrupa’da sokak hareketleri hızla yayılmaya başlamıştı. Cantona, Fransa’da bir gazete için verdiği röportajda, bu yeni nesil protestoları “artık geçerliliğini yitirmiş” olarak nitelendirmiştir. Bunun yerine, bireylerin bankalardan para çekerek ekonomik devrim yapabileceği fikrini ortaya attı.
“Sistem ne? Sistem bankalar üzerine kurulu, o zaman onu yok edin”
Eric Cantona, “Yetersizliği ile mutlu olamayız. Çok fazla şey yapılması gerekiyor. Sokaklarda olmak veya gösteri düzenlemek yalnızca kendimizi kandırmaktan ibaret. Devrimi başlatmak için silahlara sarılıp öldürücü eylemlerde bulunmak gereksiz. Günümüz devrimi aslında oldukça basit. Sistem, bankaların egemenliği üzerine kurulu olduğu sürece bu yapının ortadan kaldırılması gerekiyor.” diyerek durumu net bir şekilde ifade etti.
Pankartlarla bankalara…
“Üç milyon kişinin pankartlarla sokağa çıkıp, bankalardan parasını çekmesi durumunda, bankaların çökmesi mümkündür. Eğer milyonlarca insan bu harekete katılırsa, bankaların gücü yok olur; geriye ne tehdit ne de bir kan kalır. İşte bu, devrim fikridir.” sözleriyle düşüncelerini bir kez daha ifade etti.